

Su altı fotoğrafçılığı, fotoğraf sanatının en zorlu ancak en büyüleyici dallarından biridir. Gövdesi, lensi ve tüm ekipmanı suyun basıncına, aşındırıcı tuzlu ortama ve değişken ışık koşullarına karşı korumak zorundadır. Bu disiplin, sadece teknik bilgi değil, aynı zamanda dalış becerisi, deniz canlıları hakkında temel bilgiler ve sabır gerektirir. Su yüzeyinin hemen altında başlayan bu görsel yolculuk, tropikal resiflerden buzul altı mağaralarına, gece dalışlarından derin batıklara kadar uzanan geniş bir yelpazede, dünyanın en az keşfedilmiş ekosistemlerini kayıt altına alır. Tarihçesi 1856’ ya kadar uzansa da asıl devrim, Jacques-Yves Cousteau ve Émile Gagnan’ ın 1943′ te modern tüplü dalış ekipmanını (aqua-lung) icat etmesiyle başlar. 1950′ lerdeki ilk su geçirmez kamera gövdeleri ve flaş sistemleri, fotoğrafçıların daha derinlere inmesini ve doğal renkleri geri getirmesini sağladı. Günümüzde dijital teknoloji ve yüksek performanslı kompakt makineler, amatörlerin de bu alana adım atmasını kolaylaştırmıştır.

Su Altı Fotoğrafçılığında Temel Ekipman Şunlardan Oluşur
- Su geçirmez gövde (housing): Kamera modeline özel üretilen, dayanıklı polikarbon veya alüminyum kasalar. Derinliğe göre 40m ila 200m+ basınç dayanımı sunar.
- Objektifler: Geniş açı (balıkgözü veya 10-17mm) veya makro lensler (60mm, 100mm) yaygındır. Su altında görüş alanı daraldığından geniş açı tercih edilir.
- Işıklandırma sistemleri: Bir veya iki adet su altı flaşı (strobe) veya video ışığı. Kırmızı dalga boylarının suda hızla emilmesi nedeniyle yapay ışık şarttır.
- Kollar ve bağlantı aparatları:** Flaşların kameradan ayrı konumlandırılmasını sağlayan esnek veya sabit kollar.
- Dalış ekipmanı: Regülatör, BCD (yüzdürme kontrol cihazı), derinlik ve zaman göstergeleri. Fotoğrafçılar genellikle nötr yüzdürme sağlamak için ağırlık sistemini hassas ayarlar.

Su Altı Fotoğrafçılığı İle Kara Fotoğrafçılığı Arasındaki Temel Farklar
Bu iki disiplin arasındaki ayrım, sadece ortamın sıvı olmasından çok daha derindir:
- Işığın davranışı: Havada ışık neredeyse doğrusal yayılır ve renk sıcaklığı stabildir. Suda ise ışık; yansıma, kırılma ve emilime uğrar. Kırmızı, turuncu ve sarı renkler daha sığ derinliklerde kaybolur (5-10m’ de kırmızı tamamen emilir). 30m’ de sadece mavi ve yeşil kalır. Bu nedenle su altı fotoğrafları doğal ışıkta çekildiğinde tek renkli (mavimsi) görünür. Kara fotoğrafçısı renk düzeltmeyi sonradan yapabilirken, su altı fotoğrafçısı renkleri geri getirmek için su altında flaş kullanmak zorundadır.
- Odak ve mesafe algısı: Işığın sudaki kırılma indisi havadan farklıdır (su için 1.33). Bu, bir su altı lensi havada kullanıldığında nesnelerin gerçekte olduğundan %25 daha yakın görünmesine neden olur. Fotoğrafçı, göz kararıyla mesafe ayarı yapmalıdır. Ayrıca suyun içindeki asılı partiküller (plankton, kum) flaş ışığında “backscatter” denilen istenmeyen ışık lekelerine yol açar. Bu sorun kara fotoğrafçılığında neredeyse hiç yaşanmaz.
- Hareket ve kontrol: Dalgıç fotoğrafçı, tripod kullanamaz (bazı istisnalar hariç). Yüzdürme kontrolü, dalgalar ve akıntılarla mücadele ederken aynı anda netleme, pozlama ve kompozisyon yapmak zorundadır. Nefes alıp vermek bile kamerayı oynatır. Kara fotoğrafçısı sabit zeminde rahatça uzun pozlamalar yapabilir.
- Erişim ve süre: Karada saatlerce aynı noktada kalabilirsiniz. Su altında ise hava tüpü süresi (ortalama 45-60 dakika), dekompresyon kuralları ve güvenlik payları ile kısıtlısınız. Derinlik arttıkça bu süre dramatik düşer. Ayrıca her dalıştan sonra ekipmanın tatlı suyla durulanması, kurutulması ve bakımı gerekir.
- Konunun doğası: Karada manzara veya portre çekerken konu genellikle sabittir veya kontrol edilebilir. Su altında balıklar, kaplumbağalar veya köpekbalıkları anlık hareket eder; yaklaşmak için akıntıya karşı yüzmek, ani hareket yapmamak ve deniz canlısının davranışını bilmek şarttır. Ayrıca mercanlara veya hassas habitatlara dokunmak yasaktır.

Işık Kaynakları: Doğal ve Yapay
Su altı fotoğrafçılığında ışık, başarının en kritik bileşenidir. Üç ana ışık kaynağı türü vardır:
1. Doğal güneş ışığı (mevcut ışık): Sadece çok sığ sularda (0-5m) ve berrak suda (örneğin Maldivler, Kızıldeniz) kullanılabilir. Genellikle siluet çekimleri, sığ resif geniş açıları veya güneş ışınlarının sudaki dansını (sabah ve öğlen) yakalamak için tercih edilir. Beyaz dengesi “bulutlu” veya “su altı” moduna alınmalıdır. Ancak renk kaybını önleyemez.
- Su altı flaşları (strobe): En yaygın yapay ışık kaynağı. Flaşlar, kameranın tetiklemesiyle senkronize olarak ışık üretir. Özellikleri;
- Renk sıcaklığının gün ışığına yakın (5000-5500K) oluşu, böylece kaybolan kırmızılar ve sarılar geri gelir.
- Güçleri GN (guide number) ile ölçülür; su altında ışık kaybı nedeniyle kara flaşlarına göre daha güçlü olmalıdır (GN 20-32 arası yaygın).
- Işık dağılımını yumuşatmak için difüzör, yansıtıcı veya snoot (dar huzme aparatı) kullanılabilir.
- İki flaş asimetrik yerleştirilerek (örneğin biri 45° sağ üst, diğeri sol alt) üç boyutlu aydınlatma ve gölgeler kontrol edilir. Tek flaş düz ve yapay görünür.
2.Sabit video ışıkları (LED / HID):** Sürekli ışık veren bu kaynaklar, video çekimi için idealdir. Aynı zamanda makro fotoğrafta odaklamaya yardımcı olur. Ancak güçleri flaşlara göre daha düşüktür, pili çabuk biter ve deniz canlılarını korkutabilir. Son yıllarda yüksek lümenli (10.000 lm+) LED’ ler popülerleşmiştir.
Işık yerleştirme tekniği: Su altında flaşlar genellikle kamera gövdesinden 20-40 cm uzağa, 45° açı ile konur. Doğrudan önden flaş kullanmak backscatter’a (su içindeki partiküllerin ışığı yansıtması) yol açar. Makro çekimde flaşlar lense çok yakın konumlanır, geniş açıda ise daha geriye alınır. Gece dalışlarında kırmızı ışık filtresi kullanan özel ışıklar, hayvanları rahatsız etmeden gözlem yapmayı sağlar.
Kompozisyon ve Teknik İpuçları
Başarılı bir su altı fotoğrafı için:
- Yaklaş, daha da yaklaş: Su bulanıklığı nedeniyle en iyi sonuçlar konuya 10-50 cm mesafeden alınır.
- Farklı açıdan çek: Alttan yukarıya doğru çekilen balık veya deniz kaplumbağası, daha etkileyici görünür ve yüzeyin dağınık ışığını arka plan olarak kullanabilirsiniz.
- Basit arka plan: Karmaşık resif veya diğer dalgıçlar dikkat dağıtır. Mavi su fonu veya koyu kaya en iyisidir.
- Göz teması: Balıkların veya ahtapotların gözüne odaklamak, portreyi güçlendirir.

Zorluklar ve Ödüller
Su altı fotoğrafçılığı pahalı bir hobi veya meslektir (başlangıç seti 2000-5000 USD). Ekipmanın su kaçırması, dalış sırasında pillerin bitmesi, akıntıya kapılmak veya denizanası gibi riskler her an vardır. Ayrıca dalış sonrası tüm ekipmanı tatlı suda yıkamak, contaları kontrol etmek ve kuru bir yerde saklamak zaman alır.
Ancak ödülü de büyüktür: Kimsenin görmediği anları, nesli tükenmekte olan bir türü, gecenin karanlığında çiftleşen ahtapotları veya 40 metrede bir batığın sessiz ihtişamını ölümsüzleştirmek… Su altı fotoğrafları, insanlara okyanusların korunması gereken değerini gösteren güçlü belgelerdir. Her kare, mavi gezegenin nefes kesen ama kırılgan güzelliğine bir aşk mektubudur.
Alp Can Kimdir?
Prof. Dr. Alp Can, 1987’de Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu ve halen aynı fakültenin Histoloji ve Embriyoloji AD’da öğretim üyesi olarak görev yapmakta. 1992’den bu yana dişi üreme sistemi hücreleri ve 2003’ten bu yana da insan kaynaklı erişkin kök hücre çalışmalarını da sürdürmekte. Stanford Üniversitesi ile Elsevier tarafından hazırlanan ve dünyanın en etkili bilim insanları ilk %2’lik listede iki kez yer almıştır. 2014 (ilk baskı) ve 2021’de (2. baskı) “Kök Hücre. Biyolojisi, Türleri ve Klinik Kullanımları”, ve 2018 yılında “Yaşam Bilimlerinde A’dan Z’ye Mikroskopi” adlı kitapları yayınlanmıştır. Bu kitap 2020 yılı TÜBA Telif Eserler Birincilik Ödülü almıştır. Üç adet patenti bulunmaktadır. Dr. Can Ankara Üniversitesi 2013 Yılı Bilim Ödülü’ne ve 2019 Yılı Sedat Simavi Ödülü (sağlık alanında) layık görülmüştür. Bilim Akademisi üyesidir.
Dr. Alp Can, uluslararası düzeyde tanınmış bir su altı fotoğrafçısıdır. 24 kişisel sergi, 46 karma sergi açmıştır. Bu alanda 200’ün üzerinde sunum yapmış olan Dr. Can’ın 5 adet fotoğraf kitabı bulunmaktadır. Ocak 2026’da, Birleşik Arap Emirliklerinden Şarika Emirliğinin düzenlediği ve dünyanın en büyük fotoğraf festivali olan Xposure 2026’da sergi açmış ve giderek yok olan mercan resifleri üzerinde bir konuşma ve eğitim seansı gerçekleştirmiştir. Alp Can’ın fotoğraf portfolyosunu görmek ve türler hakkında bilgi almak için www.alpcan.com adresi ve aqua.graphs instagram hesabı ziyaret edilebilir.
Nisan 2026
Prof. Dr. Alp CAN
