Günlerden 26 Ekim 2025, Birinci Meclis binasının önündeyiz. Bu ayki gezi rotamız eski Meclisler ve çevresi. Birinci Meclis’in önü buluşma noktamız. Arkadaşlarımızı beklemeye başlıyoruz. Bugün Birinci Meclis’e gelenler o kadar çok ki, içeriye girebileceğimizi zannetmiyoruz. Binanın çevresi sıra halinde Meclis’e girmek için bekleyen gençlerle dolu.
Bu ayki gezimizin binaların dışından olacağı anlaşılıyor. Vedat Hocamız ve arkadaşlarımız geliyor. Binaların tarihini hocamız anlatmaya başlıyor.


Fotoğraf: Cengiz PAMUK
I. Meclis;
Bu yapı 1915’ te İttihat ve Terakki Cemiyeti kulüp binası olarak inşa edilmeye başlanmıştır. İnşaatın yapılışını Memduh Şevkat Esendal, İttihak ve Terakki adına takip etmiştir. Mimarı Vedat Tek’ tir. İnşaat parasızlık ve çeşitli nedenlerle bitirilememiş, çatısı açık kalmıştır. Meclis yapılmasına karar verildikten sonra çatısı Ulucanlar Mektebi için gelen ve fazla olan kiremitlerle kapatılmıştır. İlk Meclis Binası 1. Ulusal Mimari özelliklerini taşımaktadır.
27 Aralık 1919’da Mustafa Kemal Atatürk Ankara’ya gelir. İngilizler bu gelişmelerden rahatsız olup 16 Mart 1920’de İstanbul’u resmen işgal ederler. Birçok milletvekili tutuklanır veya sürgüne gönderilir.
Böylece, Meclissiz kalan millet için yeni bir meclis açmak zorunlu hale gelir. Mustafa Kemal Paşa, 19 Mart 1920’de yayınladığı bir bildiriyle, Ankara’da olağanüstü yetkilere sahip bir meclis toplanacağını duyurur. Halktan, her sancaktan (il düzeyinde) 5 milletvekili seçilmesi istenir. Bu seçimler, halkın kendi iradesiyle, bağımsız bir şekilde yapılır. İlk toplantıya seçim sonuçlarına göre 414 kişinin gelmesi beklenir ancak 381’i gelebilmiştir.
Meclisin oturma yerleri Ankara’ daki öğretmen okulundan alınan sıralardan oluşur. Başkanlık ve divan kürsüleri de Ankaralı marangozlar tarafından Milli Mücadeleye katkı olarak yapılmıştır.
Milletvekilleri, o zaman rahat bir ortamda çalışmıyorlardı, kazan kurup, kendi yemeklerini kendileri yapıyorlar, okullardan yatakhaneye çevrilen sınıflarda yerlerde yatıyorlardı. Aynı zamanda milletvekilleri her an cepheye gidecek gibi hazırlardı.
23 Nisan 1920 Cuma günü, Ankara’ da, bugün “Birinci Meclis Binası” olarak bilinen yapıda, Hacı Bayram Camiinde kılınan namazdan sonra TBMM açılır. Mustafa Kemal Atatürk, bütün vekillerin oyuyla Meclis Başkanı seçilir.
Kurtuluş Savaşı yıllarında tüm önemli kararlar ( Misak-ı Milli, İstiklal Marşı’ nın kabulü, saltanatın kaldırılması vb.) burada alınmıştır. 1952’ den itibaren “Kurtuluş Savaşı Müzesi” olarak hizmet vermektedir. Binanın taş mimarisi ve sade süslemeleri dönemin millî mimarlık akımını yansıtır. Meclis, 21 Şubat 1921’ de kanunla Türkiye Büyük Millet Meclisi adını alır.
O tarihlerde, Meclis çalışmalarına Mayıs ayında ara verir ve Ekim ayında yeni çalışma dönemine başlardı.



Fotoğraflar: Cengiz PAMUK – 1. Meclis Binası
II. Meclis;
1925 yılında Meclis çalışmalarına yeni binada, II. Meclis binasında başlıyor.
II. Meclis binası inşaatı 1923 yılında başlıyor. Mimar olarak Vedat Tek başlar, 1924 yılında da Meclisin karşısındaki binanın da yapımına başlar. 1925 yılında Meclis binasının büyük bölümü bitmiştir, karşıdaki binanın temeli atılmıştır. Vedat Tek ile yaşanılan anlaşmazlık sonucunda Mimar Ahmed Kemalettin Bey inşaatlara devam eder ve bitirir.
Bina, 27 Mayıs 1960’ tan sonra CENTO binası olur, 1979 yılında müze haline getirilir. Meclis 1961 yılında Bakanlıklardaki yeni binada faaliyetlerine devam eder.

Fotoğraf: Cengiz PAMUK – 2. Meclis Binası
Ankara Palas;
İkinci Meclis’ in karşısındaki bina Ankara Palastır. 1924’ de Sağlık Bakanlığı olarak projelendirilir. Sonra, vekiller için kalacak yer sağlanması amacıyla Ankara Vakıf oteli adıyla otele dönüştürülür. Bina, Mimar Ahmed Kemalettin Beyin vefatı üzerine Arif Hikmet Koyunoğlu tarafından bitirilmiştir.
Bina, 1961 yılında Ticaret ve Sanayi Bakanlığına devredilmiş, 1982’de Dışişleri Bakanlığı bünyesine geçmiş ve konuk evi olarak kullanılmıştır.
Bina, 2018’ de Cumhurbaşkanlığı Müzeler ve saraylar dairesine devredilerek 2023’ de de müze olarak ziyarete açılmıştır.
Bir ek bilgi olarak; Mimar Ahmed Kemalettin Bey, şimdi Merkez Bankası binası olan yere bir otel yapmıştı. Çok güzel bir oteldi. Zeki Müren Ankara’ ya geldiğinde o otelde kalırdı.


Fotoğraflar: Cengiz PAMUK – Ankara Palas
Sayıştay Binası;
1925 yılında inşaatı başlıyor. Mimarı Nazım Bey, müteahhiti de Mimar Arif Hikmet Koyunoğlu’ dur. Bina I. Ulusal Mimarı tarzında yapılmış, daha sonra Alman Avusturya tarzı olan Viyana kübiğine dönülmüştür. Binanın dış cephesi tamamen yıkılarak yeni mimari anlayış uygulanmıştır. Bu uygulamayı Mimar Ernst Arnold Egli yapmıştır.

Fotoğraf: Cengiz PAMUK – Sayıştay Binası
Şehir (Millet) Bahçesi;
Abidin Paşa 1886’ da Ankara’ ya vali olur. Eski 100. Yıl Çarşısının bulunduğu alanı o zamanlar boş tabi; millet bahçesi yapar, ağaçlar dikilir, havuz yapılır. Ayaş Kaymakamı Mustafa Tevfik Bey, bahçenin köşesine han yaptırır. Üst katta 38 oda vardır. Altında da 8 dükkan vardır. Bir tanesi lokanta, bir tanesi kahvedir. Ankara’nın ilk sineması Milli Sinema da bu hanın altındadır. Yine bahçenin ön tarafına Fresko’ nun Lokantası olarak tanınan lokanta açılır. Bu lokanta, Millet Bahçesi civarında açılan erken Cumhuriyet dönemi eğlence/yiyecek mekânlarından biridir. 1926 yılında bir yangında bu bahçedeki her şey yanar. Robert Oerley tarafından 1931- 32 yıllarında ilk şehir çarşısı yapılır. Daha sonra 1969 yılında o da yıkılır yerine 1971 de 100.Yıl Çarşısı yapılır. O da yıkılıp günümüzde şimdiki park alanına dönüştürülür.

Fotoğraf: Cengiz PAMUK – Millet Bahçesi Parkı
Ulus Meydanı;
Şimdi Ulus Meydanına geldik. Osmanlı döneminde burada meydan yoktur. Arka taraf Müslüman mezarlığıdır. Millet bahçesinin olduğu yer de Müslüman mezarlığıdır. Sümerbank binası yerinde bulunan kötü binalar Abidin Paşa tarafından yıktırılır ve oraya 1887’ de Taşhan yaptırılır. Taşhan yapılınca halk buraya Taşhan meydanı demeye başlar. Taşhan 100 odalı bir oteldir. Meydan, Milli mücadele yıllarında Ulusal Egemenlik Meydanı adını alır, 1932’ de ise adı Ulus meydanı olur. Bugün bulvar olan yollar o zaman toprak yollardır. 1937’ de bütün yollar asfalt olarak bitmiştir. Meydan tam bir kent meydanı olarak ortaya çıkar.
Milli Mücadele zamanında Taşhan Cemal Taşhan tarafından modern bir otele dönüştürülür. Yola bakan odalar da dükkana dönüştürülür. 1933’ de kamulaştırma planı çerçevesinde Taşhan kamulaştırılır. Ankara imar planını hazırlayan Jansen itiraz eder ama plan uygulanır. 1933’ de bina yıkılır ve şimdiki bina yapılır.

Fotoğraf: İlter AKINOĞLU
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi yanında Koç ailesinin yaptırdığı Koç işhanı vardı.
1920–30’ lu yıllarda yapılan ve Ankara’ da modern mimarinin erken örneklerinden sayılan Koç Han, o dönemin ticari yapılarından biridir; Koç ailesinin adıyla anılan ve Cumhuriyetin ilk yıllarına yakın bir dönemde inşa edilmiş binalardan biridir.
Koç’ un binasının yanında da Kulüp sineması vardı. O da sonra yıkıldı.
İş bankasının olduğu yerde Redif kışlası vardır. Bu kışlanın olduğu yere daha sonra İş bankası binası yapılır. 1924 yılında kurulan İş bankası Genel Müdürlüğü buraya taşınır. Bina, İtalyan mimar Giulio Mongeri tarafından tasarlanmıştır. Yapım yılı genellikle 1929 olarak belirtilmektedir. Bina uzun yıllar Banka’ nın “3. Genel Müdürlük” binası olarak işlev görmüş ve daha sonra müzeye dönüştürülmüştür.
2 Mayıs 2019 tarihinde binada yer alan müze, Türkiye İş Bankası İktisadi Bağımsızlık Müzesi adıyla açılmıştır.

Fotoğraf: Cengiz PAMUK
İlk Başbakanlık Binası;
İlk Başbakanlık binamızın önüne geldik. Bu bina 1937 yılına kadar Başbakanlık binası olarak hizmet vermiştir. Bina, Mimar Yahya Ahmet Bey tarafından 1925 yılında inşa edilmiştir. Daha sonra farklı kamu kurumlarına devredilmiştir; binanın bir dönem Maliye Bakanlığı olarak kullanıldığı bilgisi vardır. Günümüzde Üniversite tarafından kullanılmaktadır.

Fotoğraf: Cengiz PAMUK
Başbakanlığın karşısındaki bina Defderdarlık binasıdır, Başbakanlığın yanındaki mahalle de İsmet Paşa mahallesidir. İsmet Paşa mahallesi, 1912 Balkan harbinde gelen göçmenler için kurulmuştu. O zamanki adı Hamidiye mahallesidir. Orada bir de Hamidiye mescidi vardır.



Fotoğraflar: Cengiz PAMUK
Zafer Heykeli;
Şimdi, Ulus’un simgesi olan Atatürk heykeline gidiyoruz. Yapım yılı 1927’ dir. Heykel, 1955’ de küçük bir yer değişikliği ile şu an bulunduğu yere nakledilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’ nin kuruluşundan sonra, Türk milletinin Kurtuluş Savaşı’ ndaki mücadelesini ve Atatürk’ ün önderliğini simgelemek amacıyla yapılmıştır. Heykelin yapımı bir gazetenin önderliğinde Ankara halkının katkılarıyla yapılmıştır. Heykeltıraş Avusturyalı sanatçı Heinrich Krippel’ dir.
Atatürk’ün yüz ifadesi kararlı ve ileriye dönüktür; bu, Türk milletinin geleceğe güvenle bakmasını simgeler. Atatürk’ün yüzü batıya doğrudur. Ankara’ daki Atatürk heykellerinden birinin yüzü doğuya dönük diğerleri batıya dönüktür.

Fotoğraf: İlter AKINOĞLU
Bugünkü gezimiz yine geleneksel çay keyfi ve sohbetle bitti. Diğer gezide buluşmak üzere esen kalın.
İlter AKINOĞLU
Ekim 2025
