2025-2026 Dönemi Ayın Fotoğrafı Etkinliği (AFE): Dokuz Aylık Maratonunun Anatomisi

Fotoğraf Sanatı Kurumu’nun (FSK) en köklü ve dinamik geleneklerinden biri olan Ayın Fotoğrafı Etkinliği (AFE), 2025-2026 döneminde de fotoğraf sevdalılarını ortak bir paydada buluşturarak büyük bir başarıyla tamamlandı. Dokuz ay boyunca süren bu sanatsal maratonda, vizörün arkasındaki gözler her ay farklı bir temanın peşinden koşarken, Türkiye’nin değerli fotoğraf ustaları da seçici kurul olarak birikimleriyle bu sürece rehberlik etti.

YILAYSEÇİCİKONUFotoğrafçı SayısıFotoğraf Sayısı
2025EkimEgemen Umut ŞENSarı2490
 KasımSeda FELEKOĞLUNatürmort1859
 AralıkMurat BERKYÜREKPortre31111
2026OcakÇerkes KARADAĞSiyah/Beyaz42160
 Şubatİzzet KERİBARBeyaz2383
 MartA. Beyhan ÖZDEMİRGölge2588
 NisanGültekin ÇİZGENZıtlık1870
 MayısAdnan ATAÇMakro1768
 HaziranHasip PEKTAŞSoyut2181
 Toplam   80810

Ekim 2025’te başlayan ve Haziran 2026’ya kadar kesintisiz devam eden bu heyecan verici süreçte, toplam 80 fotoğrafçımız ürettikleri birbirinden değerli 810 adet fotoğrafla organizasyona katılım sağladı. Her ay belirlenen farklı konularda teknik, estetik ve duygusal açıdan titizlikle yürütülen değerlendirmeler, derneğimizin arşivine kalıcı ve nitelikli izler bıraktı.

Dönemsel Katılım ve Tema Dağılımı

Etkinlik boyunca alanında ekol olmuş değerli hocalarımız, gönderilen tüm fotoğrafları tek tek yorumlayarak yapıcı eleştirileriyle üyelerimizin gelişimine eşsiz bir katkıda bulundular. Ocak ayında işlenen “Siyah/Beyaz” konusu, 42 fotoğrafçı ve 160 fotoğrafla dönemin en yüksek katılımlı ayı olurken; “Portre” ve “Sarı” temaları da yoğun ilgi gören diğer başlıklar olarak öne çıktı.

  • Ekim 2025 (Konu: SARI): Egemen Umut Şen seçiciliğinde 24 fotoğrafçı, 90 fotoğraf.
  • Kasım 2025 (Konu: NATÜRMORT): Seda Felekoğlu seçiciliğinde 18 fotoğrafçı, 59 fotoğraf.
  • Aralık 2025 (Konu: PORTRE): Murat Berkyürek seçiciliğinde 31 fotoğrafçı, 111 fotoğraf.
  • Ocak 2026 (Konu: SİYAH/BEYAZ): Çerkes Karadağ seçiciliğinde 42 fotoğrafçı, 160 fotoğraf.
  • Şubat 2026 (Konu: BEYAZ): İzzet Keribar seçiciliğinde 23 fotoğrafçı, 83 fotoğraf.
  • Mart 2026 (Konu: GÖLGE): A. Beyhan Özdemir seçiciliğinde 25 fotoğrafçı, 88 fotoğraf.
  • Nisan 2026 (Konu: ZITLIK): Gültekin Çizgen seçiciliğinde 18 fotoğrafçı, 70 fotoğraf.
  • Mayıs 2026 (Konu: MAKRO): Adnan Ataç seçiciliğinde 17 fotoğrafçı, 68 fotoğraf.
  • Haziran 2026 (Konu: SOYUT): Hasip Pektaş seçiciliğinde 21 fotoğrafçı, 81 fotoğraf.

Değerlendirme Sonuçları ve Başarı Dağılımı

YILAYAYIN FOTOĞRAFIBAŞARILISERGİLEME
2025Ekim1511
 Kasım1511
 Aralık1512
2026Ocak1516
 Şubat1513
 Mart1513
 Nisan1515
 Mayıs1515
 Haziran1515
 Toplam 945121

9 aylık seçici kurul maratonunun sonunda, sergilenmeye ve ödüle layık görülen kareler büyük bir titizlikle ayrıştırıldı. Bu dönemde hocalarımız tarafından tam 9 adet “Ayın Fotoğrafı”, 45 adet “Başarılı Fotoğraf” ve 121 adet “Sergileme Fotoğrafı” seçilerek arşivimize kazandırıldı. Toplamda 80 katılımcı arasından 44 fotoğrafçımızın en az bir eseri bu prestijli seçkide yer alma başarısını gösterdi ve toplam 175 eser ödüllendirmeye değer bulundu.

2025-2026 Dönemi Başarı Kürsüsü

Sezon boyunca toplanan puanlar doğrultusunda, istikrarlı başarı grafiklerini aldıkları derecelerle taçlandıran üyelerimiz ve dönem sonu puan sıralamasının ilk 10 basamağı şu şekilde şekillendi:

  1. Fatma GÖKMEN – 30 Puan (Dönem Birincisi)
  2. Taner KIRAL – 27 Puan (Dönem İkincisi)
  3. Murat KAPAN – 26 Puan (Dönem Üçüncüsü)
  4. Adnan ATAÇ – 25 Puan
  5. Birol KIRAÇ – 18 Puan
  6. Veysi ARCAGÖK – 18 Puan
  7. Abdurrahman KURT – 17 Puan
  8. Cengiz PAMUK – 15 Puan
  9. Şule EZGİN – 12 Puan
  10. Sevgi KÖYLÜ HALİLOĞLU – 11 Puan

Bu dönemi birinci olarak tamamlayan Fatma GÖKMEN 2026 yılı Mart, Nisan ve Haziran aylarında gönderdiği fotoğraflar ayın fotoğrafı seçilmiştir. 2025 yılı Kasım ayında 2, 2026 yılı Mart ayında 1 fotoğrafı başarılı olarak seçilmiştir. 2025 yılı Ekim ve Kasım, 2026 yılı Şubat ve Haziran aylarında 1’er, 2026 yılı nisan ayında ise 2 fotoğrafı sergilenmeye layık görülmüştür.

Bu dönemi birinci olarak tamamlayan Fatma Gökmen, 9 aylık maratondaki ödül dağılımı şu şekilde gerçekleşti:

  • Ayın Fotoğrafı: 2026 yılının Mart, Nisan ve Haziran aylarında gönderdiği eserlerle 3 kez bu ödülün sahibi oldu.
  • Başarılı Eser: 2025 Kasım ayında 2, 2026 Mart ayında ise 1 fotoğrafı seçici tarafından başarılı bulundu.
  • Sergileme: 2025 Ekim ve Kasım, 2026 Şubat ve Haziran aylarında 1’er; 2026 Nisan ayında ise 2 fotoğrafı sergilenmeye layık görüldü.

Büyük bir özveri, sanatsal disiplin ve yüksek üretkenlik gerektiren bu uzun soluklu maratonun şampiyonu, topladığı 30 puanla Fatma Gökmen olmuştur. Kendisini hemen ardından yakın takiple izleyen Taner Kıral 27 puanla ikinci, Murat Kapan ise 26 puanla üçüncü olarak dönemi tamamlamışlardır.

2025-2026 döneminde seçilen ayın fotoğrafı listesi şu şekildedir:

YILAYADI SOYADISEÇİCİKONU
2025EkimAdnan ATAÇEgemen Umut ŞENSarı
 KasımTaner KIRALSeda FELEKOĞLUNatürmort
 AralıkMurat KAPANMurat BERKYÜREKPortre
2026OcakBirol KIRAÇÇerkes KARADAĞSiyah/Beyaz
 ŞubatMurat KAPANİzzet KERİBARBeyaz
 MartFatma GÖKMENA. Beyhan ÖZDEMİRGölge
 NisanFatma GÖKMENGültekin ÇİZGENZıtlık
 MayısTaner KIRALAdnan ATAÇMakro
 HaziranFatma GÖKMENHasip PEKTAŞSoyut

Etkinliğimize katılarak estetik vizyonunu bizlerle paylaşan tüm fotoğrafçılarımıza, bilgi ve eleştirileriyle bizleri besleyen değerli seçici kurul üyelerimize ve bu organizasyonun arka planında görünmeyen emek sahiplerine şükranlarımızı sunarız. Başarı kürsüsünde yer alan ve fotoğrafları seçilen tüm dostlarımızı yürekten kutlarız.

Gelecek sezonda, yeni temalar ve yepyeni ışıklarla vizör başında yeniden buluşmak üzere!

DÖNEMİN TARİHİ SÜRPRİZİ

2006’dan Günümüze Tarihi Eşik: 10 Bininci Fotoğraf Kayda Geçti!

İlk adımı 2006 yılında atılan ve derneğimizin belleğini oluşturan Ayın Fotoğrafı Etkinliği (AFE), bu dönem çok özel ve tarihi bir dönüm noktasına şahitlik etti. Kuruluşundan bugüne kadar toplam 10.535 fotoğrafın titizlikle değerlendirildiği bu büyük serüvende, organizasyon tarihinin 10 bininci fotoğrafı bu çalışma döneminde tarafımıza ulaştı.

Sezonun en yoğun katılımlı ayı olan Ocak 2026 “Siyah/Beyaz” etkinliğinde, bu tarihi eşiği aşan sembolik 10 bininci fotoğraf, üyelerimizden Korman KOCAİSMAİL tarafından gönderildi. Karlı bir kış gününde tüm masumiyetleriyle objektife yansıyan iki patili dostumuzu ölümsüzleştiren bu değerli kare, AFE’nin yirmi yıla yaklaşan başarı öyküsünün unutulmaz bir hatırası olarak arşivimizdeki yerini aldı.

Haziran 2026

Cemil GÖKMEN

ANTROPOSEN ÇAĞ VE FOTOĞRAF

Fotoğraf: Mitch Epstein

“Birçok farklı küresel doğal ortamdan bir yenisi insan tarafından oluşturulmuş “Antroposfer” bileşeninin son jeolojik devresi Antroposen’dir, denilebilir. Çünkü atmosfer, litosfer, hidrosfer ve biyosfer’in yanısıra son dönemlerde elbirliğiyle hep birlikte Antroposfer’i yani “İnsanın şekillendirdiği Küre”yi oluşturduk.

Çeşitli itici güçler nedeniyle, yerşekilleri ve bunları oluşturan süreçler üzerindeki insan etkisinin derin olduğu görülür: Ateş’i bulma ve kullanma, tekerleği keşfet- me, takas ve paranın ortaya çıkışı, ilk borsa, flora ve faunanın yok olması, tarımın gelişimi, kentleşme ve küreselleşme ile enerjiden yararlanma bunlardan bazılarıdır.”

Endüstri çağının başından beri gezegenimiz insan faaliyetleri nedeniyle 1,3 derece ısındı. Bu sıcaklık artışının önümüzdeki yıllarda 1,5 dereceye varması halinde olağandışı doğa olaylarının çoğalacağı belirtiliyor. Bir yanda yangınların diğer yanda sellerin sıklaşacağı, kuraklığın yayılacağı, denizlerin yükseleceği, ani sıcaklık artışları görüleceği, canlı ve cansız varlıklarıyla doğadaki tüm varlıkların hayat alanlarının hızla tahrip olacağı öngörülüyor.

Akdeniz havzası iklim değişikliğinden alabildiğine etkileniyor.

Bütün bunlar insan eliyle yaratıldı.

200 yıl gibi kısa bir sürede sınırsız büyüyen endüstriyel üretim, atmosfere salınan sera gazlarının doğal sınırları aşması, tahrip edilen su havzaları, ormanların yok edilmesi, biyolojik çeşitliliği azalttı.

Gezegenin doğal işleyişi bozuldu.

Sanayi devriminden bu yana kapitalist sistemin enerji ihtiyacını karşılamak için kömür ve petrol başta olma üzere fosil yakıtlara bağımlı bir “tüketim uygarlığı” kurduk. Piyasanın sınır tanımayan kar hırsı ile karar vericiler su havzalarını, tarım alanlarını, ormanları tahrip etti, iklimlerin olağan döngüsünü bozdu. Sınırsız büyümeyi hedefleyen enerji ihtiyacını karşılamak için fosil yakıtlar kullanarak yüksek karbon salınımı yapan zengin ülkeler yoksul dünyanın sınırlı kaynaklarına el koydu, kültürel dokular ve tarihi miras tahrip oldu.

Bu nedenle:

İklim adaleti çağımızın temel taleplerinden biri.

Birleşmiş Milletler (BM) Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli IPCC 2013’ten beri 234 bilim insanının sürdürdüğü çalışmalarla hazırlanan raporu Ağustos 2021’de BM üyesi 195 ülkenin liderlerine sundu. Raporda “kırmızı alarm” uyarısı yapıldı ve sınırsız büyüme politikalarının dünyanın sınırlı kaynaklarıyla mümkün olamayacağı ifade edildi.

Sebep olduğumuz olumsuz etkileri doğa artık gideremiyor.

Dünyada ve ülkemizde iklim aktivistleri çok geç olmadan yöneticileri acil önlemler almaya çağırıyor. Çünkü Bilim insanları bu etkiler nedeniyle yerkürenin yeni bir jeolojik döneme girdiğini söylüyor.

İnsan tarafından yaratılmış bir jeolojik dönem:

Antroposen Çağ.

Biz de çağını anlamaya ve tanık olmaya çalışan fotoğrafçılar olarak bu çalışmamızda çevremize ve iklim krizinin tüm canlılar alemindeki etkilerine tanık olmaya çalışacağız.

Dünyada iklim sorunları konusunda uzun süredir çalışan pek çok fotoğrafçı var. Ülkemizde ise bu meseleyi ele alan az sayıda fotoğrafçının kapsamlı ve nitelikli çalışmalarını biliyoruz.

Amacımız bu çalışmaları çoğaltmak, hep birlikte dikkatimizi iklim değişikliğine çekmek. Çevremizde olup bitenlerin gözle görülür sonuçlarıyla birlikte nedenlerini de anlamaya çalışmak olmalı.

*Ertek, T.A. 2023, Antroposen, Antroposfer: ANTROPOJENİK JEOMORFOLOJİ, Pagem-Akademi, İstanbul

KONUYU MERAK EDENLER VE DERİNLEŞMEK İSTEYENLER İÇİN ÖNERİLER

OKUMA ÇEVRE KİTAPLARI

1) Yanıyoruz- Naomi Klein- Doğan Kitap

2) İklim Direnişi- Jeremy Brecher- Yeni İnsan

3) Son Buzul Erimeden- Levent Kurnaz- Doğan Kitap

4) Türkiye’de İklim Dğeişikliği Siyaseti- Nuran Talu

5) İklim Değişikliği Konusunda Neden Anlaşamıyoruz? Mike Hulme- Alfa Yayınları

6) İklim Krizi ve Küresel Yeşil Yeni Düzen- Noam Chomsky- Ütopya Yayınevi

7) İklimi Değil Sistemi Değiştir. Martin Empson- Z Yayınları

8) Açık Yeşil 2- İklim Krizi, Poliitka ve Aktivizm- Ümit Şahin ve Ömer Madra- Can Yayınları

9) Evimiz Yanıyor- Greta Thunberg- Kronik Kitap

10) Batı Uygarlığının Çöküşü- Naomi Oreskes- Erik M. Conway

11) Yaşanmaz Bir Dünya- David Wallace Wells- Domingo

12) İklim Kumarı- William Nordhaus- Doğan Kitap

13) Seçtiğimiz Gelecek- Cristiana Figueres- Tom Rivett Carnac- Siyah Kitap

14) İklim Krizi ve Ekolojik Yıkım, Gençlerle Başbaşa- Fİkret Başkaya- Yordam Kitap

15) 21. Yüzyılda İklim Krizi, Paris Anlaşması ve İklim Değişikliğine Uyum

16) Son Buzul Erimeden Levent Kurnaz

İKLİM ÇALIŞAN FOTORAFÇILARDAN BAZILARI

  1. EDWARD BURTYNSKY
    • ANTROPOSEN
    • URBAN MINES
    • WATER
    • THE HUMAN SIGNATURE
  2. RAGNAR AXELSSON
    • KUZEY KUTBUNUN SON GÜNLERİ
  3. MITCH EPSTEIN
    • AMERICAN POWER
    • PROPERTY RIGHTS
    • NEW YORK ARBOUR
  4. NADAV KANDER
    • YANGTZE – THE LONG RIVER
    • CHERNOBYL HALF LIFE
  5. SOPHIE RISTELHUEBER
  6. RICHARD MISRACH
    • PETROCEMICAL AMERICA
  7. ED KASHI
    • KURSE OF THE BLACK GOLD
  8. SEAN GALLAGHER
    • KAMBOÇYA YANGINI
  9. AMI VITALE
  10. MURAT GERMEN
  11. EMİN ALTAN
    • CHAOSMOS
  12. KEREM YÜCEL
    • İSLİ GELECEK
  13. AÜ.GSF.FOTOGRAF BÖLÜMÜ BELGESEL ATÖLYE
    • “SU” DUR NEDENİM
    • GÜNCEL ANTALYA’NIN KADİM SULARI
  14. SAKİNE YILDIRAN
  15. SERKAN TAYCAN
    • İKİ DENİZ ARASI İSTANBUL
    • KABUK
  16. KEMAL ÇAVUŞOĞLU
  17. AYŞE KAYAR
  18. KARMA HİKAYE
  19. NAR PHOTOS
    • MİLYONLUK MANZARA
  20. JOHN NOVIS RIAU (Green Peace Photo Director)
    • EDİTORYAL ÇALIŞMALAR
      • PEARL RIVER DELTA POLITION
      • DISSAPEARING HISTORIC FISHING IN GHANA
      • PIMENTAL THREAT TO CHAO PHRAYARIPYAT- CHERNOBYL’S ABONDONED CITY
      • THE 2001 MAHA KUMBH MELA
      • HANI NEW YEAR RICE FESTIVAL
      • ENVORIMENTAL THREAT TO CHAO PHRAYA
      • A CASE AGAINST GOLDEN RICE ECO FISHING IN UKRAINE
    • CLIMATE CHANGE – İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ
      • GLACIERS IN RETREAT AT MOUNT EVEREST
      • THE NEV ACTIVIST
      • CHA-AM HUA-HIN COAST
      • SURVIVING EL NINO
      • YELLOW RIVER AT RISK
      • COMPOSITE GLACIER AND GLOF IMAGES
    • FORESTS EDITORIAL -ORMANLARA İLİŞKİN EDİTORYAL ÇALIŞMALAR
      • COCOA FARMING CONGO BASIN
      • ECO-FORESTRY IN PAPUA NEW GUINEA
      • GOOD OIL IN SUMATRA
      • THE REAL PRICE OF PALM OIL
  21. STEFANO DE LUIGI
  22. NICK BRANDT
  23. JOHN NOVIS
  24. LUCAS FOGLIA
    • HUMAN NATURE
  25. IAN VAN COLLER
  26. J.B RUSSEL
  27. GEORGINA GOODWIN
  28. METTE LAMPCOV
  29. DANIEL BELTRA
  30. SEAN GALLAGHER
  31. SEBASTIAO SALGADO
    • METAMORFOZIS
    • TOPRAĞIN TUZU (film ve kitap)
  32. EUGENE SMITH
    • MINAMATA
  33. RAGHU RAI
    • BHOPAL
  34. ABİR ABDULLAH
    • CLIMATE REFUGEE (Bangladesh)
  35. DAESUG LEE (Koreli Paris’te yaşar)

Özcan YURDALAN

Mayıs 2023

Fotoğraf: George Marazakis

MANİPÜLASYON FOTOĞRAFIN GÜNAH KEÇİSİ MİDİR?

Fotoğraf: Galip ÇETİNER

TDK’ na göre manipülasyon; yönlendirme, seçme, ekleme ve çıkarma yoluyla bilgileri değiştirme anlamındadır. Vikipedi de konuya fotoğraf açısından benzer yaklaşır.

Fransızca kökenlidir. “Manipuler” elle düzenlemek, el aleti kullanmak, ayarlamak anlamı taşır.

Latince karşılığı olan “manipulus” ele sığan şey, avuç anlamı taşır.

Maniplasyon tıpta ellerle yapılan fizik tedavidir. Hastalıklı bölgeye ellerle birtakım bastırma, germe, döndürme gibi işlemler yapılır.

Felsefede, başkalarının duygu, düşünce ve davranışlarını çeşitli yöntemlerle ona hissettirmeden değiştirmeye çalışmaktır.

Türkçe’ de daha çok “yönlendirme” anlamında kullanılmaktadır.

Özellikle kameramızın ayarlarında yer alan “manüel” terimine çekmek isterim. “Elle yapılan ayar” demektir. Manipülasyonun kelime olarak anlamı budur. Bizim konumuz ise fotoğraf sanatıdır.

Sanat fotoğrafçısı izleyicide his değişikliğini ve dikkat çekmeyi amaçlar. İnsanları duygusallaştıran, düşünmeye ve anlamaya yönelten fotoğraf sanat eseri olarak kabul edilir. Fotoğrafın çok azı bu yetkinliğe sahiptir ve biz burada onu konuşuyoruz.

Sanat; önce yaratıcı düşünce ile tasarı, sonrasında emek katılarak üretimle sonuçlanan bir kültürdür. Sanatın doğasında ekleme ve çıkarma vardır. Yaratıcı sanatı; okuma, izleme, hissetme, esinlenme, düşünme, hayal kurma besler…

Sanatçılar eserlerini yaratmak için çalıştıkları alanda üretimlerini tasarlar ve şekillendirir.

İnsanlar gördükleriyle birebir uyuşan ve tekrarlayan fotoğraflardan etkilenmezler. Farklılık ararlar. Gerçeküstü arayış içinde olanların beklentisi ve beğenisi, değişimi tetiklemektedir.

Gerçek böyle iken fotoğrafta en çok tartışılan konu, ilk çekilen kare ile piyasaya sürülen fotoğrafın farklılığıdır. Michelangelo’ nun Davut Heykeli, sanat tarihinin başyapıtları arasındadır. O heykelde anlatılan kişi ve vücut gerçek Davut anatomisiyle birebir uyumlu mudur? Davut, Michelangelo’ ya poz vermemiştir, değil mi? Sanatçının hayalini ortaya çıkardığı bu heykelin manipülasyon olduğunu iddia etme hakkımız var mı?

Fotoğrafik manipülasyon, çarpıcı etki yaratmak için gün geçtikçe daha fazla uygulanır olmaktadır. Hayal gücü, yaratıcılık, sabır, çaba ve beceri gerektiren illüzyon sanatıdır. Fotoğrafın sanatçıları düşüncelerini ifade etmenin yeni bir yolunu ararlar. Farklı çekim teknikleri, donanım farklılığı, photoshop ve diğer uygulamaları kullanılarak yapılmaktadır.

Hiç şüpheniz olmasın ki, analog fotoğraf denilen kimyasal dönemde de fotoğrafa müdahaleler olmuştur. Ekleme, çıkarma, rötuş, pozlamada ışık engelleme, banyoda kimyasal farklılıklar yapılmıştır. Aslında fotoğrafta manipülasyonun tarihi, fotoğraf kadar eskidir. Saygın bir fotoğrafçı olan Ansel Adams bile değişimden kaçınmamıştır. Fotoğrafı karartma ve aydınlatma gibi, karanlık oda pozlama tekniklerini kullanarak fotoğrafı üzerinde değişiklikler yapmıştır.

Sayısal döneme geçerken büyük çatışmalar yaşandığı gerçektir. Bugün de yapay zekâ ile görsel üretme tekniğine sancılı bir geçiş süreci yaşanmaktadır. Aslında tarih yeniden yaşanıyor. İki yüzyıl önce fotoğraf teknolojisi ortaya çıkınca da ressamlar başkaldırıda bulunmuşlardır. Ancak geriden gelenler ve bulundukları yere demirlemeyenler gelişimde söz sahibi olmuşlardır.

Eğer gerçeği ifade etmek gerekirse, fotoğrafta müdahale her zaman vardır. İlk olarak sahne seçimi sırasında başlar. Stüdyo zaten başlı başına bir müdahale ortamıdır. Çerçeve içerisine alınacak ya da alınmayacak lekelerin seçiminin, fotoğrafa bir müdahale olduğuna inanıyorum. Işık ve poz süresi de bence fotoğrafçının takdirine kalmıştır. Fon yine bir seçimdir. Çekim açısı, filtre ve donanım seçimi de bir el atmadır. Modeli ve objeleri yönlendirmeyi de bunlardan ayıramayız.

Fotoğraf işlenirken keskinlik verme, gürültü giderme ve renklere müdahale etme de aynı kapsamda değerlendirilebilir.

Bazıları işini abartıp ekleme ya da çıkarma yapabilir. Bu fotoğrafçının bileceği iştir.

Yaz günü güzel bir bölgenin ziyaretçisi olabiliriz. Fotoğrafını çekmek istediğimizde boş gökyüzü, estetiğini zayıflatacaktır. Fonu değiştirmemizde ne gibi yanlışlık olabilir?

Hangi ressam gerçekliği resmetmiştir ki, sanatsal fotoğraftan da o beklensin!

Film ve tiyatroda senaryo, hayal ürünü değil mi? Roman, hikâye ya da şiir farklı mı? Müzik eserleri nasıl çıkıyor ortaya? Bunların içeriği seçim değil midir? Mimari yapılar baştan sona tasarı değil midir? Eser sahibi, yapıtı olgunlaşana kadar ekleme ve çıkarma yapmaz mı?

Tiyatro ve film senaristi, vermek istediği mesajı, oyuncuları konuşturarak söyler.

Yazar cümlelerle iletir.

Ressam çizerek ya da boyayarak, açıkçası tuvaline ekleyerek açıklar.

Bestekâr farklı ses tonlarını birbirine iliştirir.

Heykeltaraş yontar, mimar ekler…

Balerin koreografi de belirlenmiş zarafeti sergiler.

Fotoğrafçı ne yapmalı?

Teknolojinin bize sunduğuyla yetinemeyiz. Daha iyiyi yapmak zorundayız. Kendi kültürümüzü, zevkimizi ve mesajımızı, çektiğimiz fotoğrafla harmanlamalıyız.

Sanat fotoğrafçısından çektiğini paylaşması beklenmemelidir. Kameranın çektiğini paylaşmak kolay iştir ve sanat değildir. Sanatçı eserine ruh, duygu ve öykü işlemelidir.

O da doğal olarak içeriğe sahip bir kare elde etmek için ya kurgu yapacaktır. Ya da mevcut kompozisyonda ekleme, çıkarma veya değiştirme yapmak zorundadır.

Diğer sanatlarda yapılan işler manipülasyon olarak dile getirilmiyorsa, fotoğrafçıyı suçlamak haksızlıktır.

Niçin diğer sanat eserleri yaratılırken üzerinde yapılan işlemlere manipülasyon denmez de, fotoğraf üzerinde yapılan işlemlere denir? Bunu anlayabilmiş değilim.

Bazılarınca kameranın Otomatik, Program, Anlık (Enstantane) ya da Açıklık (Diyafram) öncelikli çekimleri yerine Manüel Ayarlama Seçeneği ustalık olarak öne sürülür. Burada el ile yapılan ayarlama ustalık olarak nitelenirken, makinenin çektiğine el ile dokunmak, değiştirmek niçin suçlanır, anlayamıyorum.

Diğer sanat dallarında eğer insanın hayal ettiği sahne canlandırılıyorsa, fotoğrafta niçin olmasın? Müdahale ve yaratıcılık sanatın doğasında vardır. Fotoğrafçı bir fotoğrafı dönüştürme veya değiştirmekle kendinden bir şeyler katıyordur. Gördüğünü yorumluyordur. Zaten sanattan da beklenen budur. Müzik eserleri farklı kişilerden dinlediğimizde hissettiğimiz de farklıdır. Bazılarını çok severiz ve o yorumu dinlemek isteriz. İşte bu his değişikliğinin sebebi yorum farkıdır. Müzikteki yorum farkı, sanatçının katkısı ve eser üzerinde yaptığı değişiklik kaynaklıdır. Fotoğrafçının da, kameranın çektiğinden farklı bir görüntüyü sunma özgürlüğü vardır.

Günümüzdeki Yapay zekâ teknolojisi insanların hayal ettiği görseli üretmek için çok büyük kolaylıklar ve hız sağlamaktadır. Özellikle sahne ve aksesuar düzenlemesi, ışık seçimi gibi gerek maddi, gerekse temin etme bakımından büyük yük getiren unsurlara artık gerek kalmamıştır. Modeli ikna etme ve onun rızasını alma derdi de yoktur. Hayal et, istediğini yaz ve birkaç dakika sonucu bekle. Yapay zekâ internet veri tabanına girmiş görselleri ve fotoğrafları tarayıp isteğinizi gerçekleştiriyor, görsel karşına çıkıyor. Belki tam olarak arzu ettiğiniz şey olmayabilir. Yapay zekâ daha emekleme dönemindedir, gelecekte çok daha iyi olacaktır.

Yapay zekâ sadece hayal edilen görseli gerçekleştirmekle kalmıyor, noise gibi tam olarak aşamadığımız bazı sorunları ya da keskinlik ve netlik gibi beceriksizliğimiz sonucu ortaya çıkan hatalarımızı da onarabiliyor. Modelimizin yansıtamadığı duyguyu da görselimize yükleyebiliyor.

Şunu kabul etmeliyiz ki, değişiklikler fotoğrafı daha ilgi çekici, estetik ya da farklı yapıya büründürebilir. Aslında bu durum gerçekçilikten, canlılıktan ve özden uzaklaştıracaktır. Fotoğrafçı buna bilerek çekilen kareyi değiştirir, onun seçimidir. Başkalarını ilgilendiren tarafı, sunulan kareden etkilenip etkilenmediğidir.

Bence insanların tarz ve tekniklerini ayıplamamız hoş değildir. Çıkan yapıtı beğenmemiş olabiliriz, onaylamayabiliriz. “Beni etkilemedi” der geçeriz. Herkesin görüşü farklıdır. Önemli olan insanları yargılamamak, anlamaya çalışmak ve hoş görmektir.

Bence insanların kıyafet ve bakım yoluyla kendilerinde yaptığı değişiklik ile fotoğraf üzerinde yapılan değişikliğin farkı yoktur. Bakım için kendimize gösterdiğimiz hoşgörüyü, üzerinde oynanmış fotoğraflardan esirgememeliyiz.

“Manipüle etmek” kışkırtıcı ve aşağılayıcı bir anlam taşımaktadır. Sanatsal fotoğraf çabası ve yapımı, böyle bir tanımlamayı hak etmemektedir.

Aslında en önemli manipülasyonu reklamcılar yapmaktadır. Seçimimizi yönlendirmektedirler. Pazarlamak istedikleri ürünün iyi olduğuna bizleri inandırmakta ve paramızın başkalarının hesabına geçmesini sağlamaktadırlar.

Sanat ise haz duygusuna yönelik etkileme yapar, duygulandırır ve düşündürür.  Bu nedenle sanatçının eseri üzerinde yaptığı değişiklikleri suçlamak, bence haksızlıktır. Bu bir müzik eseri de olabilir, fotoğraf da… Hiç fark etmez… Şunu unutmayalım ki; bilgilendirme amaçlı fotoğraflar üzerinde değişiklik yaparak, insanları aldatmak kabul edilemez. Haberciler ve belgeselciler sanat yapmazlar, bilgi verirler. Sanatsal fotoğraflar yalan söyleyebilir, haberci ise gerçeği iletir.

Fotoğrafta en önemli yapı içerik ve anlamdır. Bunları güçlendirme çeşitli tekniklerle yapılmaktadır. Örnek vererek özetlemenin faydalı olacağına inanıyorum.

  1. Fotoğrafçı hayal ederek bir kompozisyon kurgular. Anlam katacak objeleri belirler ve sahnesine yerleştirir. Ya da etkili olacağına inandığı, anlatımı güçlendirecek çekim açısını seçer ve fotoğrafını çeker. Neredeyse her fotoğraf yapılırken gerçekleştirilir.
  2. Işık seçimi. Özellikle yanal ışık objenin hatlarını ortaya çıkarmaktadır. Altın ışık saatleri romantizmi, aşkı ve sevgiyi besler. Ters ışıkta ise dolgu ışığıyla objenin duyguları, daha güçlü gösterilmektedir. X-ray sınıfında olan bizim röntgen dediğimiz ışın kullanılarak çekilen fotoğraflar yani film, gözün gördüğü bilgiyi değiştirerek göremediğimiz derinlikteki organlar ve nesneler hakkında bilgi sunmaktadır.
  3. Kamera seçimi yine fotoğrafta etkiyi farklılaştıran unsurlar arasındadır. Görme frekansımız dışındaki özellikle kızılötesi ışığa hassas algılayıcıya sahip kamera kullanımı bu alanda harikalar yaratmaktadır.
  4. Lensler odak uzunluklarına göre sahnemizdeki objeler üzerinde çok farklı görünümler sunarlar. Geniş açılı lens yakındaki objeleri abartır, uzaktakileri ise küçültür. Uzun odaklı objektif ise odaktaki nesneyi fondan ve kameraya yakın olan objelerden ayırır.
  5. Filtreler pozlama süresini uzatarak, yansımayı artırarak veya ışığın dalga boyunu süzerek gerçekdışı fotoğraflar üretmemize yardımcı olurlar.
  6. Kasıtlı kamera hareketi (ICM) ile belirgin objeyle birlikte fonda bulanıklık oluşturarak masalsı bir anlatı seçebiliriz. İstersek pan yaparak objeyi takip eden pozlama ile konuyu fondan ayırıp hareket dinamizmi yakalayabiliriz.
  7. Fotoğraf işleme programları, uygulamalar ve sayısal filtrelere, normal fotoğraflarda ekleme, çıkarma ve değiştirme yaparak estetik ve anlatı açısından dönüştürebiliriz.
  8. Günün öne çıkan teknolojisi ise Yapay Zekâ’ dır (AI). Bu işlemde,  kullanıcı uygulamaya arzuladığı görselin komutunu verir. Uygulama ise internet kütüphanesindeki tüm fotoğraf ve görselleri tarayarak yeni bir görsel ortaya çıkarır. Komutla ulaşılan görsel, teknik olarak fotoğrafa benzese de, kesinlikle fotoğraf değildir. Çünkü kamera, ışık ve fotoğrafçı olmadan elde edilir. Bana göre bu görsellerin ortak sahipliği kullanıcı ve yazılımdır. Sorunlu fotoğrafı düzelten Yapay Zekâ uygulamaları da vardır.

Çok tartışılan fotoğrafta manipülasyon kelimesinin suçlama ve küçümseme anlamlarıyla kullanılması fotoğrafta gelişmeyi önlemektedir.

Düşünme, kurgulama ve işleme ile fotoğrafın anlamını güçlendirme çalışmalarına hoşgörüyle yaklaşılması, fotoğraf sanatının gelişmesine katkı sağlayacaktır. Daha iyi bir geleceğin bizlerle olması dileğiyle…

Mikdat BESNİ

Nisan 2023

Fotoğraf: Turan SEZER

İZ

Claude Monet’yi düşünüyorum. Paul Cezanne’ı, Degas’ı, Pisarro’yu düşünüyorum. Nasıldı onların tabloları? Aristo’nun Mimesisi mi, ya da realistik mi? Yoksa gördüklerinden zihinlerinde kalan mı? İz mi?..

Aykut FIRAT

Platon’un mağarasında görünen gölgeler nedir, gerçeklik midir? İz mi?

Yoksa Antik Yunan’da Sisifos’a verilen; Sonsuza dek taş yuvarlamaya mahkûm edilmesi ile her seferinde hedefe yaklaşan taşın aşağıya düştüğünde geride bıraktığı, iz mi?

Kızılderili yerlilerin, yere bir şeylere bakıp onu takip ederek hedefe ulaşmalarının kaynağı nedir? İz mi?

Aykut FIRAT

İz bir işaret ya da belirti mi? Bir hedef veya rota için grafik, çizimler, resim, fotoğraf ve ipucu mu?

Delil, kanıt, yara izi, doğum izi mi? Karda, çamurda ayakkabılarımın bıraktığı mı? Patinaj mı? Bir yelkenlinin dümen suyu mu?

Diyelim ki izi buldum. Yeterli mi?! Hayır. Bu defa Fotoğrafın temel ilkeleri ve dili ön plana çıkmayacak mı?! Roland Barthes’in “Punctum’unu bulabilecek miyiz? Görsel gösteren yeterli mi, yoksa yan anlamı, kültürel gösterilenleri arayacak mıyız?

Pisagor’un geometrisini nerede arayacağız?

Peki nesneler ve bağlamları üzerinden gitmesek, Kazimir Maleviç’in siyah karesi gibi soyut veya kavramsal olanları tek karede anlamak mümkün olabilecek mi?

Fotoğraflarınıza bakacağım. Bunları arayacağım, sonra gözlerimi kapatıp sessizliğin müziğini dinleyerek onları hatırlayacağım…

Peki iz, sizin fotoğraflarınızın bende bıraktığı ise, o zaman ne olacak?

Aykut Fırat

27.05.2022 Ankara