2025-2026 Dönemi Ayın Fotoğrafı Etkinliği (AFE): Dokuz Aylık Maratonunun Anatomisi

Fotoğraf Sanatı Kurumu’nun (FSK) en köklü ve dinamik geleneklerinden biri olan Ayın Fotoğrafı Etkinliği (AFE), 2025-2026 döneminde de fotoğraf sevdalılarını ortak bir paydada buluşturarak büyük bir başarıyla tamamlandı. Dokuz ay boyunca süren bu sanatsal maratonda, vizörün arkasındaki gözler her ay farklı bir temanın peşinden koşarken, Türkiye’nin değerli fotoğraf ustaları da seçici kurul olarak birikimleriyle bu sürece rehberlik etti.

YILAYSEÇİCİKONUFotoğrafçı SayısıFotoğraf Sayısı
2025EkimEgemen Umut ŞENSarı2490
 KasımSeda FELEKOĞLUNatürmort1859
 AralıkMurat BERKYÜREKPortre31111
2026OcakÇerkes KARADAĞSiyah/Beyaz42160
 Şubatİzzet KERİBARBeyaz2383
 MartA. Beyhan ÖZDEMİRGölge2588
 NisanGültekin ÇİZGENZıtlık1870
 MayısAdnan ATAÇMakro1768
 HaziranHasip PEKTAŞSoyut2181
 Toplam   80810

Ekim 2025’te başlayan ve Haziran 2026’ya kadar kesintisiz devam eden bu heyecan verici süreçte, toplam 80 fotoğrafçımız ürettikleri birbirinden değerli 810 adet fotoğrafla organizasyona katılım sağladı. Her ay belirlenen farklı konularda teknik, estetik ve duygusal açıdan titizlikle yürütülen değerlendirmeler, derneğimizin arşivine kalıcı ve nitelikli izler bıraktı.

Dönemsel Katılım ve Tema Dağılımı

Etkinlik boyunca alanında ekol olmuş değerli hocalarımız, gönderilen tüm fotoğrafları tek tek yorumlayarak yapıcı eleştirileriyle üyelerimizin gelişimine eşsiz bir katkıda bulundular. Ocak ayında işlenen “Siyah/Beyaz” konusu, 42 fotoğrafçı ve 160 fotoğrafla dönemin en yüksek katılımlı ayı olurken; “Portre” ve “Sarı” temaları da yoğun ilgi gören diğer başlıklar olarak öne çıktı.

  • Ekim 2025 (Konu: SARI): Egemen Umut Şen seçiciliğinde 24 fotoğrafçı, 90 fotoğraf.
  • Kasım 2025 (Konu: NATÜRMORT): Seda Felekoğlu seçiciliğinde 18 fotoğrafçı, 59 fotoğraf.
  • Aralık 2025 (Konu: PORTRE): Murat Berkyürek seçiciliğinde 31 fotoğrafçı, 111 fotoğraf.
  • Ocak 2026 (Konu: SİYAH/BEYAZ): Çerkes Karadağ seçiciliğinde 42 fotoğrafçı, 160 fotoğraf.
  • Şubat 2026 (Konu: BEYAZ): İzzet Keribar seçiciliğinde 23 fotoğrafçı, 83 fotoğraf.
  • Mart 2026 (Konu: GÖLGE): A. Beyhan Özdemir seçiciliğinde 25 fotoğrafçı, 88 fotoğraf.
  • Nisan 2026 (Konu: ZITLIK): Gültekin Çizgen seçiciliğinde 18 fotoğrafçı, 70 fotoğraf.
  • Mayıs 2026 (Konu: MAKRO): Adnan Ataç seçiciliğinde 17 fotoğrafçı, 68 fotoğraf.
  • Haziran 2026 (Konu: SOYUT): Hasip Pektaş seçiciliğinde 21 fotoğrafçı, 81 fotoğraf.

Değerlendirme Sonuçları ve Başarı Dağılımı

YILAYAYIN FOTOĞRAFIBAŞARILISERGİLEME
2025Ekim1511
 Kasım1511
 Aralık1512
2026Ocak1516
 Şubat1513
 Mart1513
 Nisan1515
 Mayıs1515
 Haziran1515
 Toplam 945121

9 aylık seçici kurul maratonunun sonunda, sergilenmeye ve ödüle layık görülen kareler büyük bir titizlikle ayrıştırıldı. Bu dönemde hocalarımız tarafından tam 9 adet “Ayın Fotoğrafı”, 45 adet “Başarılı Fotoğraf” ve 121 adet “Sergileme Fotoğrafı” seçilerek arşivimize kazandırıldı. Toplamda 80 katılımcı arasından 44 fotoğrafçımızın en az bir eseri bu prestijli seçkide yer alma başarısını gösterdi ve toplam 175 eser ödüllendirmeye değer bulundu.

2025-2026 Dönemi Başarı Kürsüsü

Sezon boyunca toplanan puanlar doğrultusunda, istikrarlı başarı grafiklerini aldıkları derecelerle taçlandıran üyelerimiz ve dönem sonu puan sıralamasının ilk 10 basamağı şu şekilde şekillendi:

  1. Fatma GÖKMEN – 30 Puan (Dönem Birincisi)
  2. Taner KIRAL – 27 Puan (Dönem İkincisi)
  3. Murat KAPAN – 26 Puan (Dönem Üçüncüsü)
  4. Adnan ATAÇ – 25 Puan
  5. Birol KIRAÇ – 18 Puan
  6. Veysi ARCAGÖK – 18 Puan
  7. Abdurrahman KURT – 17 Puan
  8. Cengiz PAMUK – 15 Puan
  9. Şule EZGİN – 12 Puan
  10. Sevgi KÖYLÜ HALİLOĞLU – 11 Puan

Bu dönemi birinci olarak tamamlayan Fatma GÖKMEN 2026 yılı Mart, Nisan ve Haziran aylarında gönderdiği fotoğraflar ayın fotoğrafı seçilmiştir. 2025 yılı Kasım ayında 2, 2026 yılı Mart ayında 1 fotoğrafı başarılı olarak seçilmiştir. 2025 yılı Ekim ve Kasım, 2026 yılı Şubat ve Haziran aylarında 1’er, 2026 yılı nisan ayında ise 2 fotoğrafı sergilenmeye layık görülmüştür.

Bu dönemi birinci olarak tamamlayan Fatma Gökmen, 9 aylık maratondaki ödül dağılımı şu şekilde gerçekleşti:

  • Ayın Fotoğrafı: 2026 yılının Mart, Nisan ve Haziran aylarında gönderdiği eserlerle 3 kez bu ödülün sahibi oldu.
  • Başarılı Eser: 2025 Kasım ayında 2, 2026 Mart ayında ise 1 fotoğrafı seçici tarafından başarılı bulundu.
  • Sergileme: 2025 Ekim ve Kasım, 2026 Şubat ve Haziran aylarında 1’er; 2026 Nisan ayında ise 2 fotoğrafı sergilenmeye layık görüldü.

Büyük bir özveri, sanatsal disiplin ve yüksek üretkenlik gerektiren bu uzun soluklu maratonun şampiyonu, topladığı 30 puanla Fatma Gökmen olmuştur. Kendisini hemen ardından yakın takiple izleyen Taner Kıral 27 puanla ikinci, Murat Kapan ise 26 puanla üçüncü olarak dönemi tamamlamışlardır.

2025-2026 döneminde seçilen ayın fotoğrafı listesi şu şekildedir:

YILAYADI SOYADISEÇİCİKONU
2025EkimAdnan ATAÇEgemen Umut ŞENSarı
 KasımTaner KIRALSeda FELEKOĞLUNatürmort
 AralıkMurat KAPANMurat BERKYÜREKPortre
2026OcakBirol KIRAÇÇerkes KARADAĞSiyah/Beyaz
 ŞubatMurat KAPANİzzet KERİBARBeyaz
 MartFatma GÖKMENA. Beyhan ÖZDEMİRGölge
 NisanFatma GÖKMENGültekin ÇİZGENZıtlık
 MayısTaner KIRALAdnan ATAÇMakro
 HaziranFatma GÖKMENHasip PEKTAŞSoyut

Etkinliğimize katılarak estetik vizyonunu bizlerle paylaşan tüm fotoğrafçılarımıza, bilgi ve eleştirileriyle bizleri besleyen değerli seçici kurul üyelerimize ve bu organizasyonun arka planında görünmeyen emek sahiplerine şükranlarımızı sunarız. Başarı kürsüsünde yer alan ve fotoğrafları seçilen tüm dostlarımızı yürekten kutlarız.

Gelecek sezonda, yeni temalar ve yepyeni ışıklarla vizör başında yeniden buluşmak üzere!

DÖNEMİN TARİHİ SÜRPRİZİ

2006’dan Günümüze Tarihi Eşik: 10 Bininci Fotoğraf Kayda Geçti!

İlk adımı 2006 yılında atılan ve derneğimizin belleğini oluşturan Ayın Fotoğrafı Etkinliği (AFE), bu dönem çok özel ve tarihi bir dönüm noktasına şahitlik etti. Kuruluşundan bugüne kadar toplam 10.535 fotoğrafın titizlikle değerlendirildiği bu büyük serüvende, organizasyon tarihinin 10 bininci fotoğrafı bu çalışma döneminde tarafımıza ulaştı.

Sezonun en yoğun katılımlı ayı olan Ocak 2026 “Siyah/Beyaz” etkinliğinde, bu tarihi eşiği aşan sembolik 10 bininci fotoğraf, üyelerimizden Korman KOCAİSMAİL tarafından gönderildi. Karlı bir kış gününde tüm masumiyetleriyle objektife yansıyan iki patili dostumuzu ölümsüzleştiren bu değerli kare, AFE’nin yirmi yıla yaklaşan başarı öyküsünün unutulmaz bir hatırası olarak arşivimizdeki yerini aldı.

Haziran 2026

Cemil GÖKMEN

GEZGİN KADRAJ: ŞEHZADELER ŞEHRİNDE ZAMANI DURDURMAK – BİR AMASYA FOTOĞRAF GEZİSİ

Fotoğraf: Sevgi Köylü Haliloğlu

Bazı şehirler vardır, sadece içinden geçip gidersiniz; bazı şehirler ise içine girip kaybolmanız, her köşesini kadrajınıza mühürlemeniz için sizi bekler. Antik çağlardan Osmanlı’ya uzanan katman katman tarihiyle Yeşilırmak’ın iki yakasına tutunmuş Amasya, biz fotoğraf tutkunları için tam anlamıyla büyüleyici bir açık hava stüdyosu. Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) üyeleri olarak, tarihin ve doğanın vizörümüzden süzüldüğü iki günlük harika bir keşif rotasını geride bıraktık. İşte adım adım Amasya günlüğümüz…

1. GÜN: Yeşilırmak’ın Gölgesinde Tarihin İzleri

Fotoğraf: Cengiz Pamuk

Yalıboyu’nun Kalbi: Ziyagil Konağı

Amasya’ya adım atar atmaz bizi ilk selamlayan, Yeşilırmak kıyısında bir gerdanlık gibi dizilen geleneksel Osmanlı konakları oldu. Bu nehir söyleşisinin en karakteristik tanıklarından biri olan Ziyagil Konağı, bizim de bu tarihi dokuyu iliklerimize kadar hissettiğimiz konaklama durağımızdı. Hazeranlar Konağı ve Kral Kaya Mezarları’na sadece birkaç dakikalık yürüme mesafesinde olan bu zarif yalıboyu evi, sadece mimarisiyle değil, misafirperverliğiyle de gönlümüzde yer etti.

Ahşap cepheleri, cumbaları ve nehre açılan dar sokaklarıyla bu bölge fotoğrafçılara mükemmel kareler sunuyor. Sokakların cömertliğine kayıtsız kalamadık ve deklanşöre basmaktan kendimizi alamadık.

Fotoğraflar: Sevgi Köylü Haliloğlu

Lezzetin ve Mimarinin Buluşması: Avukatlar Konağı

Geleneksel Amasya evlerinin en güzel yapı tekniği olan “hımış” (ahşap arası kerpiç dolgu) mimarisiyle yükselen Avukatlar Konağı, bir sonraki durağımız oldu. Burada geçirdiğimiz vakit, konağın gözlerimizin önüne sunduğu tarih kokan dekorlarının yan ısıra, damağımıza da hitap eden bir kültür şöleniydi. Coğrafi işaretli meşhur Amasya çöreği, bamya çorbası, enfes bakla dolması ve keşkek eşliğinde yediğimiz yemek, alelade bir öğün değil; binlerce yıllık bir mutfak mirasının tarihi atmosferde sunumuydu.

Fotoğraflar: Sevgi Köylü Haliloğlu

Konağın hemen önünde ise zamanı birbirine bağlayan Alçak Köprü uzanıyordu. Roma döneminden günümüze gelen köprü, Amasya Valiliği tarafından aslına uygun olarak restore edilmiş. Roma surlarının üzerine kurulan Yalıboyu evlerinin nehirle kurduğu o muazzam bağı, Alçak Köprü’nün üzerinden çektiğimiz karelerle bir kere de biz belgelemiş olduk.

Fotoğraf: Sevgi Köylü Haliloğlu

Bir Osmanlı Estetiği: II. Bayezid Külliyesi ve Minyatür Müzesi

1481-1486 yılları arasında Sultan II. Bayezid adına oğlu Şehzade Ahmed tarafından yaptırılan külliyeye adım attığımızda, bizi asırlık çınar ağaçlarının gölgesi ve huzur veren bir sessizlik karşıladı. Ters T planlı mimarisiyle Osmanlı estetiğinin zirve noktalarından biri olan bu geniş kompleksi fotoğrafladıktan sonra, imarethane içinde bizi harika bir sürpriz bekliyordu: Minyatür Amasya Müzesi.

Fotoğraflar: 1. Cemil Gökmen 2. Sevgi Köylü Haliloğlu

1914 yılına ait eski bir fotoğraftan yola çıkılarak hazırlanan bu kent maketi, Türkiye’nin alanındaki en büyük eserlerinden biri. Yaklaşık 80 metrekarelik bir alanda; Kral Kaya Mezarları’ndan Amasya Kalesi’ne kadar 1860’tan fazla bina ve figür 1/150 ölçeğinde modellenmiş. Müzedeki 2300 yıldızlı simülasyon ve ışık oyunları sayesinde şehrin hem geceyi hem gündüzü yaşayan nostaljik hâline tanıklık etmek, 3D ve CNC teknolojisiyle üretilen bu dünyayı vizörden izlemek bambaşka bir deneyimdi.

Kayalara Kazınan Güç: Pontus Kral Kaya Mezarları

Harşena Dağı’nın eteklerine doğru başımızı kaldırdığımızda, kalker kayalara adeta birer nakış gibi oyulmuş devasa Pontus Kral Kaya Mezarları bizi selamladı. M.Ö. 3. yüzyıla ait bu anıtsal yapılar, dünyadaki kaya mezarı geleneğinin en görkemli örnekleri arasında yer alıyor. Akşamları ışıklandırıldığında nehre düşen o büyüleyici yansımayı yakalamayı çok istesek de yalıboyu ve mezarların ışıklandırma sistemindeki yenileme çalışmaları nedeniyle bu atmosferik kareyi bir sonraki sefere ertelemek zorunda kaldık.

Fotoğraf: Sevgi Köylü Haliloğlu

Melodilerle Şifa Bulan Ruhlar: Sabuncuoğlu Şerefeddin Müzesi

İlk günün son duraklarından biri, 1308 yılında İlhanlı döneminde inşa edilen tarihi Bimarhane, yani bugünkü adıyla Sabuncuoğlu Şerefeddin Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi oldu. Anadolu’da hastaların müzik ve su sesiyle tedavi edildiği ilk şifahanelerden biri olan bu mistik yapıda, ünlü cerrah Sabuncuoğlu Şerefeddin’in tıp dünyasına kazandırdığı minyatürlü cerrahi teknikleri incelerken tarihin derinliklerine doğru kısa bir ışınlanma hissi ile buradan da fotoğraf karelerimizi aldık.

Fotoğraf: Sevgi Köylü Haliloğlu

2. GÜN: Doğanın Zümrüt Kalbi ve Gizemli Sokaklar

Fotoğraf: Sevgi Köylü Haliloğlu

Amasya Kalesi

İkinci gün kahvaltı öncesinde dağın zirvesinde ise tüm heybetiyle yükselen Amasya Kalesi’ni ziyaret ettik. İçindeki sarnıçlar, zindanlar ve gizemli yeraltı geçitleriyle Pontus Kralı Mithridates döneminden beri şehri gözleyen bu kale, sunduğu şehir manzarasıyla biz fotoğrafçılara en etkileyici panoramik kadrajları sundu.

Fotoğraf: Cengiz Pamuk

Ziyagil Konağında Kahvaltı

Başta otel yöneticisi Ensar Çiftçi olmak üzere tüm çalışanların tarihi dokuya yakışan zarafetteki hizmeti ve leziz kahvaltısı, gezi ekibimizde derin bir iz bıraktı.

Bu seçkin atmosferde, Ziyagil Konağı’nda yudumladığımız Amasya’nın meşhur elma çayı lezzetiyle bizi büyüledi. Zengin C ve E vitaminleri ile potasyum içeriğiyle bağışıklığı güçlendiren, metabolizmayı ateşleyen bu şifa deposu, konağın eşsiz misafirperverliğiyle birleşerek gezi keyfimizi tek kelimeyle katmerledi.

Yeşilin Binbir Tonu: Boraboy Gölü

Kahvaltıdan sonra yönümüzü doğanın kollarına, Taşova ilçesi sınırlarında yer alan Boraboy Gölü’ne çevirdik. Etrafı kayın, sarıçam, sedir ve kestane ağaçlarıyla sarılı bu doğal set gölü, adeta zümrüt yeşili bir ayna gibi parıldıyordu. 900 metre uzunluğundaki bu huzur sığınağında yaptığımız doğa yürüyüşü, temiz hava ve ağaçların suya düşen yansımaları, kartpostal tadında doğa fotoğrafları çekmemizi sağladı.

Asırlık Çınarların Altında: Pirler Parkı ve Sofular Mahallesi

Şehir merkezine döndüğümüzde rotamız, Sofular Mahallesi’nde yer alan tarihi Pirler Parkı oldu. Asırlık çınarların altında, Amasya Belediyesi’nin sosyal tesislerinde semaver çaylarımızı yudumlarken günün tatlı yorgunluğunu attık.

Çay molamızın ardından, parkın dokusuyla bütünleşen tarihi Yakup Paşa Çilehane Camii’ne yöneldik. 1412 yılına uzanan köklü tarihi, moloz taş ve tuğla işçiliğinin harmanlandığı dış cephesi ve mistik atmosferiyle cami, kadrajlarımıza ilk estetik kareleri sundu. Buradaki manevi havayı soluduktan sonra, hemen yanı başındaki 1486 yapımı Pir Sücaeddin İlyas Türbesi’ni ziyaret ettik ve buranın en ilginç noktası olan Gizemli Yankı Taşı’nı deneyimledik. Taşın üzerinde konuşanın sesini dışarıdaki kimse duyamazken, sesin sadece konuşan kişinin kulağında yankılanması hepimizi hayrete düşürdü.

Parkın çıkışında ise Amasya Valiliği ve İl Özel İdaresi’nin “Kadim Kentin Yeni Kültür Rotası: Sofular” projesiyle ayağa kaldırdığı Sofular Mahallesi’ni adımladık. Modern asfaltların sökülüp yerine tarihi dokuya uygun bazalt taşların döşendiği yollar, aslına uygun restore edilen tescilli Osmanlı evleri ve konakları, korunan o sivil mimari ruhuyla geleceğe o kadar güzel taşınmış ki… Fotoğraf makinelerimiz bu mahallenin her bir köşesinde adeta can buldu.

Fotoğraflar: Sevgi Köylü Haliloğlu

Teşekkür

Antik çağlardan Osmanlı’ya uzanan bu muazzam tarih katmanlarını, doğayı ve eşsiz lezzetleri bir arada soluduğumuz bu rüya gibi geziyi mümkün kılan çok özel isimler vardı.

Başta derneğimiz başkanı Adnan Ataç olmak üzere, bu harika rotayı planlayan ve organize eden gezi sorumlumuz ve koordinatörümüz, FSK üyesi Cengiz Pamuk’a; gezimizin hiçbir aksama yaşanmadan geçmesi için belediye ile resmi görüşmeleri yürüten Sami Türkay’a; Amasya’daki konaklama hizmetlerini sağlayan FSK üyesi Hüseyin Sarı’ya; samimi ev sahipliğiyle bizi evimizde hissettiren Ziyagil Konağı işletmecisi Çiftçi Ailesi ile Konak yöneticisi Ensar Çiftçi ve ekibine; muhteşem yöresel lezzetleri tattıran Avukatlar Konağı’nın maharetli aşçılarına; Pirler Parkı’ndaki nazik ikramları için Amasya Belediyesi’ne; iki gün boyunca derin bilgisiyle yolumuzu aydınlatan rehberimiz Mehmet Akdoğan’a ve bizi Ankara’dan Amasya’ya güvenle ulaştırıp geri getiren kaptanımız İsmail Bingöl’e teşekkür ederiz. Amasya, hafızalarımızda silinmez izler, arşivlerimizde ise birbirinden değerli karelerle bizi uğurladı. Bir başka fotoğraf rotasında, yeni vizör hikayelerinde buluşmak üzere!

Fotoğraflar: Sevgi Köylü Haliloğlu

Cemil GÖKMEN

Mayıs 2026